Mert Kahriman Kahriman Metodu
← Tüm yazılar

Nasıl Karar Veririz?

Nasıl Karar Veririz?

Hayatımızın hemen hemen her evresinde karar vermek zorunda kalırız. Aslına bakarsanız hayatımız, seçimlerimizin ürünüdür. Peki bu kararları nasıl alırız? Bu kararları gerçekten özgür irademizle mi alırız? Karar verirken her şeyden haberdar mıyız?

Günümüzü neye göre yaşıyoruz?

Gündelik yaşamınıza bir bakın: Gününüzün nasıl geçeceğine kim karar veriyor? Gününüzü neye göre ve nasıl yaşıyorsunuz?

Biz insanoğlu, bilinçli olmamızla ön plandayız. Fakat bilincimizden daha önemli olan bir şeye daha sahibiz: duygularımız. İnsanoğlu, bilinçli ve duygulu bir canlıdır; gününü ve yaşamını duygularına göre yaşar ve şekillendirir.

Dün yaşadığınız günü hatırlayın. Gün içerisindeki duygusal değişimleriniz gününüzü nasıl etkiledi? Yaptığınız şeyleri neyi baz alarak yaptınız? Elbette duygularınızı.

Mutlu bir insan somurtmaz ve gününü sıkıcı geçirmez. Mutsuz bir insan da gülmez; gününü huzurlu ve neşeli geçirmez. Günümüzü nasıl ve nerede geçireceğimizi duygularımız belirler. Hatta verdiğimiz kararları, o kararı aldığımız andaki duygu durumumuz şekillendirir.

Karar verilmeden önce bilinçaltında ne olur?

Bir karar almamız gerektiğinde, konu daha düşüncelerimize gelmeden önce bilinçaltı o konuyla ilgili inançlarımızı tarar. Saniyeler içinde, konuya uygun inançlara göre duyguları harekete geçirir. İnançlar ve duygular belirlendiğinde karar, bilinçaltı tarafından çoktan verilmiştir.

Geriye yalnızca bilincin, inanç ve duyguya göre yönlendirilmesi kalır. İşte o sırada bilinç, yani biz, bütün bunlardan habersiz şekilde konuya mevcut duygu durumuyla yaklaşır; analiz eder, düşünür ve fikir yürütür. Arka plandaki inançlar ve duygular ise bizi yönlendirir.

Kendinizi nasıl hissediyorsanız, verdiğiniz karar da çoğunlukla o duyguyla paraleldir.

Duygularınızı siz kontrol etmezseniz ne olur?

Gün içerisinde duygularınızı siz kontrol edemezseniz, çevrenizdeki insanlar sizin yerinize duygularınızı kontrol eder. Böylece dolaylı yoldan sizi de kontrol etmiş olurlar.

Geçmişinize baktığınızda, mutlaka bir insanın hayatınızın birçok evresinde sizi çıkmaza soktuğunu; gününüzü, belki de aylarınızı berbat ettiğini görürsünüz. Gün içinde karşılaştığınız insanlar, duyduğunuz kelimeler veya müzikler sizi bir duygudan diğerine taşımış olabilir.

Peki geçmişe baktığınızda, yaşadığınız hayatın ne kadarını gerçekten kontrol ederek yaşadığınızı düşünüyorsunuz?

Duygularınızın kontrolünü elinize almaz ve çevrenizdeki insanların ya da olayların duygularınızı kontrol etmesine izin verirseniz, yaşadığınız hayat sizin hayatınız olmaz. Bu hayatı asla istediğiniz gibi yaşayamazsınız.

Her düşünce, kelime ve davranış önemlidir

Bizden öncekiler kendi hayatlarını kontrol edemediler. Bize de hayatı kontrol etmeyi ve gerçekten insan gibi yaşamayı öğretmediler. “İnsan gibi” derken geçmişimden şikâyetçi değilim.

Fakat insan; konuştuğu her kelimeden, yaptığı her hareketten ve düşündüğü her düşünceden sorumludur. Çünkü biz, sosyal varlıklar olarak birbirimizle iletişim hâlindeyiz. Bir kişideki yanlış düşünce, yanlış kelime veya yanlış davranış birçok insanı mağdur edebilir; hatta gelecek nesillerin yaşamını etkileyerek onları çıkmaza sokabilir.

Dünyadaki her insan; düşüncesiyle, kelimesiyle ve davranışıyla önemlidir.

Gelecek, şimdiden yaratılır

Yaşamımızda yaptığımız her şeyi kontrol edebilecek kapasiteye sahibiz. Yeter ki bunu öğrenelim ve öğretelim.

Bizden öncekiler bilmiyordu ya da imkânları yoktu. Ancak geçmiş önemli değil; önemli olan gelecektir. Gelecek ise şimdiden yaratılır.

Geçmişte yaptıkların şimdiki seni oluşturdu. Şimdiki senden memnun değilsen, geçmişte yaptıklarının tersini yap. Gelecekteki senden memnun olmak istiyorsan, onu inşa etmeye şimdiden başlamalısın.

Not

Yeni fikirlerin, inançların, tecrübelerin ve farkındalıkların öğrenme adresi bilinçtir.

İlk öğrenme ve kavrama bilinçle başlar, bilinçle gelişir. Daha sonra alışkanlık hâline geldiğinde kontrol bilinçaltına verilir.

ANDROID UYGULAMASIKAHRIMAN’ı indir