dünyada bilinen en mantıklı canlıyız biz insanlar. Mantığımızla herşeyi tanıyabilen düşünmekle kendisine yenilikler icat eden biz insanlar. Fakat ne hikmettir bir türlü kader denilen çizgiyi bir türlü çözemedik. Nedir bu kader nasıl yazılır ya da nasıl hazırlanır kim tarafından veya neye dayanarak. Bu soruların cevabını araştırdığımda hepsinin cevabı bilinçaltında birleşiyor, Bilinçaltı ya da bilinçdışı ya da alt beyin siz ne dersiniz bilmem fakat ben bilinçaltı demeyi tercih ediyorum. Bilinçaltını incelediğimizde en önemli özelliklerinden birisi duygularımızı kontrol etmesi evet hayatımız boyunca ne zaman ağlayacağız ne zaman güleceğiz ya da ne zaman sinirleneceğiz ya da ne zaman korkacağız bilinçaltımız tarafından belirlenip kontrol edilmekte. Size bir soru sormak isterim Yaşadığımız hayatı yaşarken ya da bırakın hayatı yaşadığımız bir günü ele alalım mesela dün neler yaptınız ve dün'ü yaşarken neye göre yaşadınız yani bir insan bir günü yaşarken neye göre yaşar? onun için ne önemlidir günü anı yaşarken nasıl yaşayacağına ne kadar verir? Bunu hiç düşündünüz mü? Burası çok önemli Düşünen bir varlık olduğumuza göre hayatımızı da düşünerek yaşamamız gerekir fakat üzgünüm ki biz hayatımızı duygularımıza göre yaşayan varlıklarız, ne kadar fikir düşünce akıl sahibiyiz diye böbürlenerek yaşasak da gün içerisinde yaşadığımız hayatı hangi duygu içerisinde isek ona göre yaşıyoruz. Eğer Ki aklımız fikrimiz düşüncelerimiz duygularımızı kontrol edecek kadar gelişmemişse işte o zaman hayat ya da kader bizim istediğimiz gibi yazılmıyor. Kaderi düşüncelerimiz, fikirlerimiz ya da isteklerimiz yazmıyor, DUYGU larımız kaderimizi yazıyor biz de bir filmdeki oyuncular gibi duygularımızın yazdığı kader denilen senaryoya harfiyen uyup hayatımızı yaşıyoruz. İşte bu yüzden her an planlar yapıyoruz fakat bu yapılan planlara ilk biz uymuyoruz çünkü planı yapan Bilinç fakat hayatı yöneten bilinçaltı bu iki mekanizmayı çözmeden tanımadan hayat yaşamaya çalışarak. Bankada milyonlarca parası olan fakat bundan haberi olmayan hayatından şikayet eden fakir bir insan gibi hayatımızı yaşar gideriz. Duygu deniline akla ilk gelen ise kelimelerdir. Bilinçaltı kelimelerin yardımıyla duygu sistemini ayarlar. Gündelik hayatımızda hangi kelimelere marus kalırsak o kelimelere uygun duygulara sahip oluruz. Onun içindir ki hayatımız boyunca nerelerde kimlerle neler konuştuğumuza ve bilhassa ki neler duyduğumuza çok dikkat etmeliyiz. Hangi kişilik ya da karaktere sahip olmak istiyorsanız o kişilik ve karaktere uygun kelimeler konuşmalı ve duymalısınız. Burada en önemlisi ise duymak çünkü duyduğunuz kelimeler aslında sizin bilinçaltınızı programlayan şekillendiren emir kipleri dir. Bilinçaltımız ilkel ve itaatkar olduğu için duyduğu kelimeleri sorgulamadan doğrudan alır ve kendini o kelimelere uygun hâle getirir. Burada bilinçaltını bir bukalemuna benzetebiliriz. Hani kendi rengini bulunduğu ortama göre değiştirebilen ve bulunduğu ortamla %100 uyum sağlayan bir canlı. Bilinçaltımızda aynı bukalemun gibi bulunduğu yere ve duyduğu kelimelere kendisini ve komple bedeni uygun hâle getirir. Nasıl Ki bedenimiz için yediğimize içtiğimize dikkat etmemiz gerekiyorsa, . Piskolojimiz Ve beynimiz içinde neler konuştuğumuza ve neler dinlediğimize dikkat etmemiz gerekir. Şunu unutmayın duyduğunuz kelimeler hayatınız olacaktır.
Bilinçaltı, Duygular ve Kelimeler Üçgeni