
Zihnimizin bu iki temel sistemi olan bilinç ve bilinçaltı klasik bir buz dağı grafiği ile bilmemiz gereken özelliklerini ve çalışma şekillerini aşağıda anlatacağım daha sonra hangi koşullarda birbiri üzerinde yönetim sahibi olduğunu öğreneceksiniz.
Bilinç
Bilinç bizi insan yapan en temel özelliğimizdir. Bilinç zihnin ve bilinçaltının öğretmeni bedenin kaptanıdır, Dünyaya ilk gözlerimizi açtığımız andan bu yana, hayatta kalmamız için vereceğimiz yaşam mücadelesi için onun engin analiz ve öğrenme yeteneğine ihtiyacımız var. Bilincimizin içinde çalışan bazı iç sistemlerini de birlikte sırasıyla kısaca tanıyalım. (Şunu bir kez daha hatırlatmak isterim ergenlik çağını geçmiş her sağlıklı birey bilinciyle doğrudan iletişimdedir yani kaptan köşkü bilinçdedir ve bilincin özelliklerine doğrudan kontrol edebilir. Bilinçaltına ve onun alt sistemlerine ise doğrudan kontrol edemeyiz sadece bilinci bilinçaltının alt sistemlerini kontrol etmesi için eğitebiliriz.).
Mantık
Mantık bilincimizin ana sistemi gibidir gördüğümüz duyduğumuz dokunduğumuz hissettiğimiz kısacası yaşamımızda karşılaştığımız her şeyi tanımak ve öğrenmek için mantığımızı kullanırız. Onun sayesinde doğru yanlış iyi kötü birbirinden ayrılabiliriz, Mantığımız sayesinde planlar yaparız fikirler üretiriz benzetmeleri farklılıkları fark ederiz. Bununla birlikte şunu da çok iyi bilmemiz gerekir mantık bir şeyi analiz ederken bilinçaltındaki çocukken edindiğimiz inançları bir veri tabanı yani done olarak kullanır. Bu sayede bir şeyi öğrenirken benzetme yöntemiyle tanımaya çalışır ya da bir fikir veya karar vereceği zaman da bilinçaltındaki inançlardan etkilenerek bir sonuca ulaşır, Her halükarda ister mantığınızla ister duygularınızla hareket edin her zaman bilinçaltınızdaki inançlarınız sizi yönlendirir. Not: Mantık gelişip güçlenip büyüyebilir, Mantık Bilinçaltımızdaki korku kaygı endişe ve inançlardan etkilenebilir ve tam anlamıyla net bilinçli kararlar veremeyebilir ve hatta bazen kendine bile yalan söyleyebilir ve bu yalana kendi de inanabilir, Mantığınıza güvenirken bir kez daha düşünün.
Zaman kavramı
Zamanın farkındadır. Dünü Bugünü ve yarını bilir ve anlar. Geçirdiği yılları yaşını eski yeni kavramlarının da farkındadır. Zamana ait olan özellikleri de içinde barındırır. Yorulabilir ve dinlenmeye ihtiyaç duyar. Uyanık olduğumuz anlarda aktif olarak yoğun bir şekilde çalışır. Dinlenmeye ihtiyaç duyar. Uyku bilincin dinlenmesi için en gerekli andır. Uyku sadece bilincin kapandığı bir evredir geri kalan tüm sistemler durmaksızın çalışmaya devam eder, Gelişime açıktır, Hayatımızın her anında yeni şeyler öğrenerek, hayatta kalma çabamızı destekleyecek deneyimler ve kabiliyet edinmek için öğrenmek ister ve her yeni bir şey öğrendiğinde beyinde yeni nöron ve nöron köprüleri kurar. Öğrenilen deneyim ya da alışkanlık ne kadar kullanılırsa o nöron ve köprü genişler ve kalınlaşır işte o zaman işinin ehli ya da profesyonellik dediğimiz durum ortaya çıkar. Diğer yandan öğrenilen deneyim ya da alışkanlık kullanılmaz tekrar edilmezse bu nöron ve nöron köprüleri incelir ve bir dal gibi kurur ve incelir, fakat bir şey bir defa öğrenildiği takdirde bir daha tam anlamıyla unutamazsınız tekrar etmeseniz bile temel eğitim akılda kalır.
Kısa süreli hafıza alanı
Bilincimizde kısa süreli hafızamız vardır. Öğrenmek istediğimiz her neyse onu tam olarak öğrenene kadar bilgiler bu kısa süreli hafızada işlenir öğrenilmesi gereken şey öğrenilip alışkanlık haline geldiğinde öğrenilen deneyim ve alışkanlık bilinçaltına devredilir ve bilinç kısa süreli hafızayı boşaltır. Onun içindir ki birçok defa bir şey sorulduğunda hatırlamıyorum denilir o sırada bilinçteki kısa süreli hafıza boş olduğundan ya da sorulan soru ile alakalı bilgiler bulunmadığından hatırlamıyorum denilir fakat belirli süre sonra bilinçaltı sorulan soru ile alakalı bilgileri bilince iletir ve hatırladım diye cevabı verebiliriz.
Bilinçaltı
Bilinçaltı son yıllar da kendinden çok bahsettirdi artık her yerde bir bilinçaltı kelimesi duyar olduk. Aslına bakarsanız adından söz ettirecek kadar ve hatta ondan daha da çok önemli olan bir sistemdir biz insanlar için. Yaşamımız boyunca, biz ilk anne karnındayken kalbimizin atmasıyla çalışmaya başlayan ve kalbimiz durana kadar da dur durak bilmeden çalışmaya devam edecek bir sistemdir. Vücudumuzun tüm kontrollerini bize hissettirmeden yapan asla bize rahatsızlık vermeyen ve hatta çoğumuzun varlığından bile haberdar olmadığımız işini tam bir mükemmellikle yapan bir sistemdir. Şimdi bu muazzam sistemin özelliklerine bir bakalım. Not: Bilinçte olan ve Bilinçaltında olmayan alt sistemleri de eklemek istedim çünkü bilinçaltında çalışma yaparken bunları bilmemizde yarar var.
Mantık sistemi Yok
Bilinçaltında mantık mekanizması yoktur. İlkel ve itaatkardır. Tam anlamıyla bir çocuk gibidir. Onun görevi sorgulamak değil yapmaktır. Aynı programlanan bir bilgisayar gibi Bilinçten aldığı emirleri ve bilgileri harfiyen tam bir titizlikle yapar ve yaparken de asla sorgulamaz.
Zamanın Farkında değildir
Bilinçaltı zamanın farkında değildir. Dünü bugünü yarını bilmez o hep şimdidedir. Şimdi anne karnında çalışmaya başladı şimdi yaşadı ve şimdi yaşıyor. Zaman denilen döngünün farkında olmadığı için eski, yeni, önce, sonra, gibi kavramlara sahip değildir anlamaz. Yıllar önceki bir geçmişi hatırladığınızda sanki şimdi yaşıyormuşsunuz gibi size o geçmişinizdeki duygu ve hisleri hissettirir hatta yaşatır, Çünkü onun bir geçmiş olduğunu anlayamaz, o duygu ve hislerin zamanla etkisini kaybetmesi gerektiğini bilmez. Ana Hafiza deposu tüm anılarımız yaşanmışlıklarımız ve bilgilerimiz ondadır anne karnında ilk kalbimiz attığı andan itibaren ta ki şu dakikaya kadar yaşadığınız her şeyi kaydeder yediğiniz, içtiğiniz, dokunduğunuz, duyduğunuz ve hissettiğiniz tüm anılarınız önemli ya da önemsiz 24 saat aralıksız bir şekilde bilinçaltına kaydedilir. O kadar bilgiyi saklar ve asla bize bir yük veya rahatsızlık yaşatmaz.bilinçli ya da bilinçsiz geçmişimizin her anını hatırlayabiliriz. Yeterki bilinçaltına istediğimiz anıyla ilgili doğru soruyu soralım. Dogru cevabı almak için doğru soruyu sormalısın.
Duygularımızın Kontrolü onun elindedir
Gündelik yaşantımızda birçok duygu durumunu yaşar ve hissederiz. Ne hikmetse istediğimiz anda duygu halimizi değiştiremeyiz, Duygu durumumuzu değiştirmemiz için illaki bilinçaltımızı uyaran bir ses, görüntü ve bir hal durum olması gerekir aksi takdirde duygumuzu gözümüzü açıp kapatma gibi kontrol edemeyiz çünkü kontrol bilinçaltın dadır bilinçte degil. Bilinçaltı hayatimizin her aninda karşılaştığımız durum karşısında sahip oldugu inançlar dogrultusunda duygu durumumuzu değiştirir.
inançlarımız bilinçaltımızda kayıtlıdır
Dünyaya gözümüzü ilk açtığımız andan bu yana yaşadığımız hayattan deneyimler ve inançlar ediniriz, Genelde hayatımızın ilk 0_14 yılları arasında gereksinim duyduğumuz her türlü olayı yaşar ve o olaylardan deneyimler edinip inançlar oluşturup bilinçaltında saklarız, yaşantımızın her anında bu inançlar bizim mantığımızı da kontrol ederek karar vermemizi sağlar. Not: Bilinçli ve mantıklı karar verdiğimizi düşündüğümüz her an aslında bilinçaltındaki inançların etkisinde olarak karar veririz yani aslında o kararı biz değil geçmişimiz vermiş olur. bir fikir ya da karar bilinç ve mantik tarafindan karar verilmeden önce bilincaltinda inançlar tarafindan coktan karar verilmis durumdadir geriye kalan sadece bilincin ve mantigin inanclarin cizdigi karar yolunu izleyip buldugu karari uygulamaktir.
Yorulmaz dinlenmeye ihtiyaç duymaz
anne karnında ilk kalp atmasıyla çalışmaya başlayan bilinçaltı ta ki son nefesimizi verene kadar aynı kalbimiz gibi hiç durmadan yorulmadan çalışacaktır. Hem sahip olduğu güç ve konum bakımından mükemmel bir işleyişe sahiptir. Ne Kadar deneyim edinirseniz edinin, ne öğrenirseniz öğrenin asla bilinçaltınızın kapasitesini dolduramazsınız o her zaman sizin hizmetinizdedir tüm mükemmelliğiyle. Hani yaşlı insanlardan çok duyarız oğlum artık kafam almıyor, ya da doldu artık gibi terimler kullanırlar bu aslında kafalarının dolmasıyla alakası yoktur. Öğrenmeye, yaşamaya, gelişmeye hevesleri ya da istekleri bitmiştir ya da beklentileri. Alışkanlıklarımızı Bilinçaltı yönlendirir, Araba kullananlar bilirler. Arabanın kapısını ilk açtığımız andan itibaren her şey otomatik yapılır sanki. Kontak vites direksiyon ve hatta bazen hem telefonla konuşuyor hem müzik setiyle uğraşırız bir yandan arabayi kullanıyoruz fakat bizim aklımız telefondaki sesdedir sanki araba kendiliğinden gidiyormuş gibi hissederiz. Veya iş yerinde her gün yaptığımız rutin işler fazla efor sarf etmeden vücut kendiliğinden yapar, sigara içen kişilerin eli kendiliğinden sigaraya gider ve yakar çünkü artık hayatının bir rutin standart alışkanlığı haline gelmiştir. İşte bu rutin ve standart işlevleri sizi yormadan bilinçaltı siz fark etmeden yapar. O harika bir yardımcıdır. Öğrendiği alışkanlığı asla sorgulamadan yapar. Sorgulamak onun işi değildir. Verilen emri harfiyen yapmaktır. Alışkanlık iyi ya da kötü olsun onun için emir emirdir. zihin bu iki harika sistemle Hayatımızın her evresinde mükemmel uyum içinde bizi hayatta tutmak için çalışırlar. Dikkat edilmesi gereken husus bu sistemlerin farkedilmeden birbirlerine hükmetmeleridir. Mesela. Mutluluk seviyeniz belli bir seviyenin üstüne çıkarsa. Ya da tam tersi üzüntü seviyeniz belirli seviyeden de aşağıya düşerse Bilinçaltı Bilinci ve mantik sistemini devre disi birakir. bilinclati kendi başına inançlarla birlikte kontrolü ele alir, zaten hayatınızın her aninda bilincin yani sizin kendi bedeniniz üstünde sadece %5 lik bir hakkiniz vardir egerki duygu durumunuz aşağıdaki çizelgenin sınırlarını gecerse o %5 lik kontrolde elimizden gider eminim hayatininizin birçok yerinde sizinde basiniza gelmistir.
Duygu durum çizelgesi
Pozitif +5______Mantıklı Düşünme aralığı______5- Negatif.
0
Bir söz vardır
Çok mutlu olduğunda söz vermeyin, çok sinirli olduğunuzda laf söylemeyin, Bir çoğumuz bu ikilemde kalmışızdır çok mutluyken sözler verip pişman olmuşuzdur. Ya da sinirliyken konuşmamamız gereken kelimeler söylemişizdir. Nedenide işte budur. Bununla birlikte Bilinç de Bilincaltı üzerinde hüküm sahibidir dilediği an Bilinçaltını yeniden programlayabilir, bilinçaltındaki inançları değiştirebilir ve gün içerisinde insanı negatif duygulara maruz bırakacak inançları ya da duyguları bilinçaltından silip yaşamını daha net ve kontrollü yaşatabilir bu mümkündür. Bilincaltindan anılar yani görüntüler silinemez belki (son yillarda bunun üzerine yapilan çalışmalarda var ve bu sayede anilar silinebiliyor degistirilebiliyor) fakat anılarımızdaki hislerimizi korkularımızı kaygılarımızı silebiliriz ve hatta anılarımıza ek görüntü ekleyerek kötü bir anıyı daha pozitif bir hâle getirebiliriz.