Konuşmak sohbet etmek sosyalleşmenin temel kuralıdır. fakat is sohbet etmeye düsüncelerimizi ya da fikirlerimizi anlatmaya geldiginde Kendimizi anlatmak için adeta çırpınırız. Aynı dili konuşsak da çoğu zaman anlaşamıyoruz. Çünkü herkes bir şeyleri anlatma peşinde herkesin derdi beni anlayın ne dediğimi dinleyin ben haklıyım veya benim önceliğim var gibi yanlış ve negatif inançlarla sohbet etmeye çalışıyor. Karşısındaki bir şey söylerken ya da anlatırken onun ağzından çıkan kelimelere odaklanmak yerine, karşısındakinin ilk söylediği cümleyi baz alarak kendi kafasında o konuşmasını bitirince kendisinin ne söyleyeceğini tasarlayıp ve ilk söyleyeceği kelimeyi dilinin ucuna getirip öyle bekliyor karşısındaki kişide bunun farkına varsa da onunda tek derdi düşüncelerini söylemek oldugu için olaya müdahale etmeden sadece konuşuyor. Bu durum eminim herkesin başına gelmiştir. Şunu bilmeliyiz ki birisine birseyi anlatabilmemiz icin o kişiyi çok iyi anlamamız gerekir o kişiyi çok iyi anlayabilmemiz içinse çok iyi dinlememiz gerekir hem de ağzından çıkacak en son kelimeye kadar ve sadece kelimede değil o kelimeyi söylerken kullandığı ses tonu vücut dili yüz mimiklerine çok dikkat etmemiz gerekir eğer ki bunların hepsine hakim olur ve gözlemlersek karşımızdaki kişiyi kendinden de daha çok iyi anlamış oluruz işte o zaman o kişiye istediğimizi anlatabiliriz. Merak etmeyin bunların hepsini gözlemleyecek kadar kapasiteli bir beyine ve donanıma sahipsiniz sadece bilincinizi eğitip öğrenmeniz yeterli. Bu arada ben bu kadar şeyi gözlemlemeye çalışırken kendi söyleyeceğimi unuturum diye korkmayın ilk başlarda zor olsada beyniniz her geçen sohbetde kendisini daha çok geliştirerek hem gözlemleyip hem de kendisine sıra geldiğinde neler konuşacağını organize edebilecek kadar güçlenecektir. Anlatabilmek için Önce anlamak gerekir.
Anlama ve Anlatma Sanatı